BİLİŞİM, Yazılımda Kalitenin ve Güvenilirliğin Damgası English Ana Sayfa Site Haritası İletişim Yardım
Haberler

Altova

Altova

 
 

07.03.2005 tarihli Milliyet Gazetesinde yer alan Aydin Köksal ile röportaj

Bilgisayarin isim babasi

Hayatimizda sanki hep var oldugunu düsündügümüz sözcüklerden biridir bilgisayar. Oysa onu da "bir bulan" var. Aydin Köksal bilgisayarin yani sira bilisim, donanim, yazilim, bellek, hafiza gibi artik sektörde sikça kullanilan sözcükleri de kendisi kullanima açmis ve dilimize kabul ettirmis...

YAPRAK ARAS

Aydin Köksal, kendi tanimiyla Türkiye'nin ilk bilgisayar mühendisi. Galatasaray Lisesi'ni birincilikle bitirdikten sonra Fransa'da Elektronik Yüksek Mühendisligi diplomasi alan Köksal, son yillarda dilimizden düsmeyen bilgisayar, bilisim, yazilim, donanim gibi 2 bin 500'e yakin sözcügün de "isim babasi". Bilisim Dernegi'nin kurucusu ve onursal baskani Köksal bütün ömrünü ismini verdigi bilgisayar ve bilisime adamis. Köksal, bir dilbilimci olmasinin yani sira bilgisayar alaninda da ülkemizin öncülerinden biri olarak yillarca isimler türetmis. Kimi hemen kabul görmüs, kiminin yaygin olarak kullanilmasi ise "bilgisayar" gibi yillar almis...

"Bilgisayara eskiden elektronik beyin, kompüter hatta gompütür deniyordu"
Bilgisayar sözcügü nasil ortaya çikti?
Mezun olduktan sonra bir bilgisayar firmasina girdim. isi iyi yapabilmek için sözcüklere gereksinim duydum. Çünkü ilk bilgisayar 1960'ta Karayollari'nda karayollari aginin yapilmasi için kurulmustu. 1966'da ise basladigimda da Türkiye'de 40-50 tane bilgisayar vardi.

O zamanlarda ne deniyordu bilgisayara?
Elektronik beyin deniyordu. Tabii beyin olmadigi açik. Kompütir, kompüter hatta gompütür diyenler vardi. Elektronik beyini yakistiramayanlar elektronik hesap makinesi dedi. Elektronik dimag diyenlere de rastladim. Fransizcada bilgisayar, düzenleyici anlamina gelen "ordinateur/ordinatör"dür. Bilgi islem yerine "malumat processing" diyenleri bile gördüm.

Niçin Türkçe sözcükler türetme geregi duydunuz?
Ben basladigimda bilgisayar alaninda çok mühendis çalismiyordu. Bu alanda ilk bilgisayar mühendisi benim herhalde. Her seyi kendi kendime, sabahlara kadar çalisip ögrendim. Yurtseverlik damarim tuttu ve meslegin öncülerinden biri olma istegi de üzerine bindi. Ayrica Türkçe konusulan bir ülkede bir seyin yayilmasi için adinin da Türkçe olmasi gerekiyor.

Neden bilgisayar dediniz peki?
Saymak sözcügünün çok anlami var. Bilgisayar sayisal bilgiyi sakliyor, isliyor. Sayisim hesap yapmaktir. Birçok dilde, hesap yapmak anlamina gelir. Ayrica sayip dökmek; yani döküm yapmak anlami da var. Bilgisayar da tam da bu isleri yapiyor. Sonunda 1969 yilinda Hacettepe Üniversitesi olarak gazeteye bir ilan verdik ve "Bilgisayar kiralanacaktir" dedik. ilk kez orada kullandik bilgisayar sözcügünü.

Hemen kabul gördü mü?
Bazi insanlar hemen kabul etti, ama özellikle yabanci dille okumus insanlara çok ters geldi. O kadar ki 10 yil sonra taninmis profesörlerden bes kisi gelip bir kurultay öncesinde bana "Lütfen bu bilgisayar sözcügünü artik kullanma, bunun yanlis oldugunu söyle. Bir bilgi, iki bilgi diye sayiyor mu?" gibi seyler söylediler. Kimse kullanmak zorunda degildi tabii, bunlar benim kendi önerilerim. Ama ben Türkçenin bir bilim dili olabilecegini biliyorum. Daha sonra IBM kisisel bilgisayar fabrikasinin açilmasiyla bütün evlere bilgisayar girdi. Öyle olunca da yayginlasti ve 1980'den sonra bir anda salgin gibi herkes bilgisayar demeye basladi.

Diger sözcükler nasil çikti ortaya?
Onlarin türemesi daha kolay oldu. Çogu sözcügü Türkçeye çevirdim; memory yerine hafiza gibi. isletim ve yazilim da çok kolay türedi. Bu sözcükleri de ilk kez 1966'da kullandim.

Donanima nasil donanim dediniz?
ingilizce'de donanima hardware yani argo bir kelime olan hirdavat deniyor. "Hard" kati, "ware" de esya demek. Hirdavat, kati makine, esya anlaminda. Amerikalilar bilgisayarin kati kismina hirdavat lafini yakistirdilar ama ben uygun bulmadim. Kendine özgü bir makine oldugunu anlatmak için de donatim yerine donanim dedim. ingilizce'de yazilim yerine geçen software, yani hardware'in karsitidir. Bilgisayari yazi yazarak programla yönetiyoruz. Fransizlar yazilim anlamina gelen sözcügü 35 baska terimle beraber 1974'de ürettiler. "Lütfen ingilizce kullanmayin, bizim dilimiz Fransizcadir" diyerek resmi gazetede yayinlandilar. Oysa biz kendi terimimizi onlardan sekiz yil önce üretmistik bile.

Bilisim sözcügü nerden çikti?
Bilisim, bilginin akiskan hali demektir. Bilmek sözcügünden türettim ve ilk kez 1968'de "Bilisim teknik bilimini Türkiye'nin kalkinmasi için araç olarak kullanacagiz" diyerek kullandim. Sonra yaziya da döktüm. 1971'de Bilisim Dernegi'ni kurduk. Bilisim sözcügüne karsi çikan da olmadi.

Aydin Köksal'in sözlügünden seçmeler:
CD: Kapsar disk
Toner: Karartici
File: Kütük
Record: Tutanak
Update: Günlemek
Character: Damga

 
   
© Bilisim Ltd. 2006